Vatandaşları sanal korumaya alıyor!

Vatandaşları sanal korumaya alıyor!

Avrupa Birliği Komisyonu, sanal ortamda üye ülke vatandaşlarının kişisel bilgilerinin korunmasında önemli bir adım attı.

Resmi kurumların ve internet şirketlerinin halka ait özel bilgileri depolama ve kullanma hakları kısıtlanıyor.
 
Bu yöndeki bir tasarı AB Komisyonu’nun Temel Haklar, Adalet ve Vatandaşlık Komiseri Viviane Reding tarafından açıkladı: “Vatandaşlar kişisel bilgilerinin ne tür şekillerde kullanıldığını bilmek zorundalar. Ve bunların kullanılması için kesinlikle açık bir şekilde onaylarının alınması gerekir.”
 
AB vatandaşları özel hayatın gizliliğini ihlal eden kurum ve şirketlere karşı yargı yoluna başvurabilecek.
 
Ancak tasarının AB Parlamentosu ve üye ülkelerin parlamentoları tarafından onaylanması birkaç yılı alacak.
 
AB Komisyonu’nun bu yönde çıkardığı son kanun 1995 yılına ait.

Okumaya devam et

Hotmail, Gmail’e savaş açtı!

Hotmail, Gmail'e savaş açtı!

Microsoft, Gmail kullanıcılarını istiyor!

Gmail kullanıcılarını kendine çekmek isteyen MS, Hotmail’i övmek için bakın neler yaptı…

Google’ın e-posta hizimeti Gmail’in kullanıcılarını Hotmail’e çekmek isteyen Microsoft, Windows Live blog sitesinde son yaptığı değişikliklerden bahsetti, hizmetin Gmail’den “üstün yönlerini” gösterdi.

Blog yazısını kaleme alan Microsoft’tan Dharmesh Mehta’ya göre ünlü e-posta hizmeti Hotmail’in Facebook ile bütünleşmesi, Gmail’e olan en önemli üstünlüklerinden biri. Metha, “Hotmail gelen kutunuzdan Facebook durumunuzu güncelleyebileceğinizi, Facebook arkadaşlarınızla sohbet edebileceğinizi, güncellemelerini görebileceğinizi ve Hotmail gelen kutunuzdan sohbet edebileceğinizi” söylüyor ve bunları Gmail’de yapmanın mümkün olmadığını vurguluyor. Bu arada Hotmail’in “gri e-posta” denilen e-postaları Gmail’den daha iyi yönettiği de iddia ediliyor.

Yazıda Microsoft Skydrive hizmeti sayesinde bir mesaj içerisinde yüzlerce fotoğrafı paylaşmak da mümkün olduğundan bahsediliyor. Gmail’i tamamen bırakıp Hotmail’e geçmek isteyenler ise TrueSwitch adlı aracı kullanarak tüm Gmail mesajlarını (veya sadece son 14 günün mesajlarını) yeni hesaplarına aktarabiliyorlar.

Okumaya devam et

”Online şikayet” uygulaması yarın başlıyor!

''Online şikayet'' uygulaması yarın başlıyor!

İşletmeciler tarafından sunulan sabit ve mobil telefon ile internet hizmetlerine ilişkin tüketici şikayetleri bundan sonra online sistemle çözülecek.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, işletmeciler tarafından sunulan sabit ve mobil telefon ile internet hizmetlerine ilişkin tüketici şikayetlerinin bundan sonra online sistemle çözüleceğini bildirdi.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun (BTK), vatandaşların sabit ve mobil telefon ile internet hizmetlerine ilişkin şikayet başvurularını daha etkili bir şekilde takip edebilmeleri ve söz konusu başvuruların kısa sürede sonuçlandırılabilmesi amacıyla uygulamaya koyacağı internet üzerinden online şikayet uygulaması yarın başlıyor.

Bakan Yıldırım, yaptığı açıklamada, BTK bünyesinde kurulacak ve işletilecek Online Şikayet Bildirim Sistemi ile tüketicilerin şikayetlerini internet üzerinden online olarak ulaştırabileceklerini belirtti.

Sabit ve mobil telefon ile internet hizmetlerine ilişkin şikayet başvurularının daha etkili bir şekilde takip edilebilmesi ve söz konusu başvuruların kısa sürede sonuçlandırılabilmesi amacıyla online şikayet uygulamasını başlatacaklarını ifade eden Yıldırım, bir süredir test çalışmaları devam eden Online Şikayet Bildirim Sistemi ile internet üzerinden yapılacak şikayet başvurularının, 1 iş günü içinde ilgili işletmeciye iletilmesi ve başvuruların işletmeci tarafından kısa sürede sonuçlandırılmasının sağlanacağını belirtti.

SİSTEM NASIL İŞLEYECEK?
Şikayetlerin iletilebilmesi ve başvurularla ilgili işlemlerin takip edilebilmesi için öncelikle ”tuketici.btk.gov.tr” internet adresine girilerek sisteme üye olunması gerektiğini ifade eden Yıldırım, üyelik işlemini gerçekleştiren ve sisteme giriş yapanların şikayet başvurularını bu şekilde iletebileceklerini kaydetti.

Bu şekilde yapılan şikayet başvurularının BTK’nın ilgili birimleri tarafından incelenerek 1 iş günü içinde ilgili işletmeciye iletileceğini ve yapılan işlemler hakkında bilgi isteneceğini belirten Yıldırım, ”Vatandaşlar, başvuru sonucunu ve aşamalarını aynı siteden takip edebilecek. İşletmeci cevapları doğrultusunda Kurum düzenlemelerine aykırı veya yaygın tüketici mağduriyetine neden olan hususların tespit edilmesi halinde konu incelenecek ve hızlı bir şekilde sorunun çözümü sağlanacak” dedi.

Bakan Yıldırım, teknolojideki gelişmelerle birlikte telefon ve internet gibi iletişim araçlarının vazgeçilmez olduğunu belirterek, tüketicilerin bu imkanlardan en iyi şekilde yararlanması için şimdiye kadar önemli çalışmalar yaptıklarını ve yeni projelerle bu çabalarını sürdürdüklerini söyledi.

Tüketicilerin aldıkları hizmetlerden memnun kalmasının tüketiciler kadar bu sektörde hizmet veren işletmeler açısından da önem taşıdığını vurgulayan Yıldırım, ”Online Şikayet Bildirim Sistemi, tüketicilerin yaşadıkları sorunların hızlı bir şekilde çözülmesine katkı yapacağı gibi işletmecilere de bu sorunları kısa sürede çözerek müşteri memnuniyetini artırma imkanı tanıyacaktır” diye konuştu.

“SANAL DÜNYA YALAN DÜNYA OLMAMALI”
İnternetin, hayatın her alanını kapsamaya başladığını ancak, insan hayatını kolaylaştıracağı yerde, zorlaştırmamasının önemli olduğuna dikkati çeken Yıldırım, şunları kaydetti:

”Sanal dünya, yalan dünya olmamalı. Bir taraftan yasal altyapısı oluşturulmalı. Öte yandan, her türlü art niyetli girişimlere karşı gerekli koruma önlemleri alınmalı. Bizler de vatandaşlarımızın mağdur olmaması için, sektördeki gelişmeleri takip edip, yapılması gereken bir şey olursa onu hızla yapmaya gayret gösteriyoruz.

Bir süredir test çalışmaları devam eden Online Şikayet Bildirim Sistemi, yarın tüketicilere hizmet vermeye başlayacak.”

Okumaya devam et

Bambaşka bir Google tarihi!

Bambaşka bir Google tarihi!

Google hakkında aradığını her şeyi bulabileceğiniz bu eğlenceli siteye mutlaka göz atın!

Google hakkında bilgi edinmek istiyorsanız bu konuda sayısız kaynaktan yararlanmanız mümkün. Örneğin Wikipedia’yı açıp Google maddesini bularak işe başlayabilirsiniz. Ancak bu şekilde durağan, etkileşimsiz metinlerden bilgi edinmek size sıkıcı gelebilir.

Online PhD adındaki bir web sitesi tarafından meydana getirilen etkileşimli infografik, Google kurucuları Larry Page ve Sergey Brin’in 1995 yılındaki tanışmasından geçen seneye kadar Google hakkında her şeyi detaylı bir şekilde anlatıyor. İnfografik içerisinde farenizle sürükleyerek veya çarkı döndürerek dolaşabiliyorsunuz.

İnfografiğe tam ekran olarak ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya devam et

Zaman Tüneli için 5 ipucu!

Zaman Tüneli için 5 ipucu!

Zaman Tüneli uygulamaları için 5 ipucu!
 
Facebook’un yeni Zaman Tüneli uygulamaları hakkındaki bu 5 ipucunu mutlaka aklınızın köşesinde tutun.

Facebook’u kullanıyorsanız, yakın bir zamanda taman tüneli görünümüne geçmiş olma ihtimaliniz yüksek. Yeni zaman tüneli uygulamaları, Facebook Dizini‘de bulunan etkinlikleri göstermenize izin veriyor. Ancak başlamadan önce bilmeniz gereken bazı gizlilik bilgisi var.

1. Hangi zaman tüneli uygulamasını hangi kullanıcıların göreceğini ayarlamak için arkadaş listelerini kullanın: Örneğin günlük yürüyüş rotanızı hangi Facebook arkadaşlarınızın bilmesi gerektiğini iyi düşünün.

2. Bir uygulamaya sadece bir kez izin verdiğinize dikkat edin: Facebook zaman tüneli uygulama dizininde bir uygulamaya tıkladığınızda, genellikle uygulamanın web sitesi ekrana gelir ve oturum açmanız istenir. Ardından uygulama onaylama sayfasına yönlendirilirsiniz. Bilgilerinizin birçok farklı yerde paylaşılması için uygulamayı sadece bir kez onaylamanız yeterli olabilir. Bu, kurulumu kolaylaştırmakla beraber, bazılarımızın kafasını karıştırabiliyor.

3. Etkinliğinizin internette paylaşıldığını bilin: Herhangi bir şirketin uygulamasını onayladığınızda, bu şirketin kendi sitesinde de bu bilgileri gösterebileceğini unutmayın.

4. Ayarlarınızı “Yaptıklarımın dökümü” sayfasından değiştirebilirsiniz: Herhangi bir uygulamanın gizlilik ayarlarını değiştirmek isterseniz, uygulama ayarlarını veya zaman tünelinin “yaptıklarımın dökümü” sayfasını kullanabilirsiniz.

5. Her şarkı, film, kitap vs. paylaşılır: Zaman tüneli uygulamaları, uygulamanın kendi gizlilik ayarlarında gerekli düzenlemeyi yapmadığınız sürece yaptığınız her şeyi paylaşacaktır. Bu nedenle bağlı hizmetlerde herkesin görmediği bir şey seyrederseniz, tarayıcınızın gizlilik modunu kullandığınızdan emin olun. Veya bu etkinliği görebilecek kişileri yakın arkadaşlarınızla sınırlayın.

Okumaya devam et

Twitter’da pişmanlık!

Twitter'da pişmanlık!

Sosyal Medya üzerine Oxford Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmanın sonuçları tartışma yarattı…

Araştırmanın sonuçlarına göre: Sosyal medya kullanıcılarının dörtte biri yazdıklarından pişmanlık duyuyor…
 
Uzmanlar, “anlık iletişim” sistemlerinin en büyüklerinden olan twitter ve facebook gibi sitelerin, sağladığı kolaylıklar yanında içerdiği görünmez tehlikeleri ele aldı. Oxford Üniversitesi tarafından 2 bin sosyal medya kullanıcısının paylaşım içerikleri ve amaçları karşılaştırıldı.
 
En tutkulu yaklaşıkları konularla ilgili görüşlerini yazdıklarını söyleyen katılımcıların yarısı, paylaşımlarının fark yarattığına inandığını söyledi. Fakat, 4’te birden fazla sosyal medya kullanıcısına göre, yazdıkları veya internette yazabilecekleri bazı şeyler asla bir başkasının yüzüne karşı söleyemeyeceklerini içeriyor. Kullanıcılar, genellikle uygunsuz veya bir başkasını mutsuz eden bir içerikte olan bu paylaşımları yüzünden pişmanlık hissediyor.
 
BEYİN NÖTR DURUMDA
Yüzde 30’un üzerinde bir katılımcı kitlesi ise, sosyal medya ortamında zorbalığa maruz kaldığını veya maruz kalan kullanıcılara şahit olduğunu itiraf ediyor. Oxford Üniversitesi Evrimsel Antropoloji Profesörü Robin Dunbar, araştırma sonuçlarının sosyal yaşamdaki denge unsurunun internet ortamındaki eksikliğini açıkça gösterdiğini söyledi. Dunbar, “Karmaşık sosyalleşme becerilerinin yüz yüze iletişimde kazanıldığı unutulmamalı. Dijital ortam, insanları daha sonra pişman olacağı şeyler söyleyemeye daha yatkın hale getiriyor” diye konuştu. Daha önceki araştırmalarda, internette ortamında büyük tepki çekebilecek paylaşımlar yaparken beynin nötr bir konumda kaldığı görülmüştü.

Okumaya devam et

İlk bilgisayar şifresi!

İlk bilgisayar şifresi!

Tarihteki ilk bilgisayar şifresi, ilk şifre hızrsızlığı ve bitmeyen şifre dertleri… Hepsi içeride.

Her ne kadar angarya olduklarından dolayı sevmesek de her gün onlarca şifreyi hatırlamak zorundayız. E-posta, tweet göndermek ya da yemek siparişi vermek istediğimizde bile şifrelere bağımlıyız. Eminiz ki siz de her gün şifresini unutan ya da yanlış yazan milyonlarca insandan birisiniz. Hatta şanssızsanız kötü korunan bir sistemden şifreniz bile çalınabilir. Peki bunca dert için kimi suçlamalıyız? İlk bilgisayar şifresini kim icat etti?

Tıpkı tekerleğin icadı gibi, şifrelerin de icadı tarihin tozlu sayfalarında gizli: İlk şifreyi Romalılar kullanmıştı. Peki ya ilk bilgisayar şifresi ne zaman ortaya çıktı?

Bunun için 1960′lı yılların ortalarına dönüyoruz, Massachusetts Teknoloji Enstitüsündeki (MIT) araştırmacıların, CTSS olarak anılan büyük zaman-paylaşma bilgisayarını kurduğu zamanlara… İşin can alıcı yanı, o günlerde bile şifreler kullanıcılarını korumayı becerememişti. Teknoloji değişti, peki ya şifreler? Sanmıyoruz…

“Şifreler sadece kafası çalışmayanlara güzel”

Wired’ın iletişime geçtiği bilgisayar tarihçilerinin çoğu, ilk şifrelerin MIT’nin CTSS’inden gelmiş olması gerektiğini söylemiş. Bilgisayar meraklıları arasında ünlü olan CTSS, bugünkü bilgisayarların ve uygulamaların çoğunun yapı taşı ve öncüsü olmuştur. Örnek vermek gerekirse, e-posta, sanal makineler, anında mesajlaşma ve dosya paylaşımı bunların başta gelenleri.

1960′lı yıllarda CTSS projesini yöneten Fernando Corbato, şifre konusunu üstlenmekten çekiniyor; “Eminim ki bu mekanizmanın ataları vardır” diyor. 1960 yılında 30 milyon dolar para harcanarak -o devirde bu paraya bir ticari jet uçağı alınabiliyordu- yapılan ve CTSS’yi alt eden IBM’in Sabre biletleme sistemiyle ilgili IBM’le iletişime geçmeye çalışmış Wired, fakat oradan da kesin bir sonuç alamamışlar.

Corbato’ya göre MIT’de bile hackerlar sınırlarını aşıp yapabilecekleri her şeyi yapıyorlardı. Şifreler sadece kafası çalışmayanlara güzel görünüyordu. “Asıl problem, çoklu kullanıcılar tarafından kullanılan çoklu terminaller kuruyorduk fakat her kullanıcının kendine özel dosya seti vardı. Her kullanıcıya kilit için bir şifre koymak çok kolay bir çözüm gibi görünüyordu” diyor Wired’a.

Kaynakları şifrelerle doldurmak

60′lara döndüğümüzde, Cornell Üniversitesi’ndeki bir bilgisayar bilimi profesörü olan Fred Schneider’e göre başka yollar da vardı. CTSS elemanları şifre yerine bilgi-temelli kimlik denetleme sistemi de kullanabilirlerdi. Bilgisayar kişiye, başkası tarafından bilinemeyecek bir şey sorabilirdi, mesela annenizin kızlık soyadı…

“Fakat bilgisayarcılığın ilk günlerinde, şifreler diğer alternatiflere nazaran daha ufak ve kolay depolanabilirdi” diyor Schneider. Bilgi-temelli bir sistem “kişi hakkında belli miktarda bir bilgi depolamalıydı ve kimse makinenin değerli kaynaklarını böyle bir kimlik tanımlama sistemiyle doldurmak istemezdi.”

İşin ironik yanı, şifrelerin öncülüğünü yapan MIT araştırmacıları güvenliği hiç önemsememişlerdi. CTSS belki de veri hırsızlığı yaşanan ilk sistemdi. 1966 yılında bir gün, yazılımda meydana gelen bir hata sonucu sistemin açılış mesajıyla beraber daha önce sisteme giriş yapmış olan tüm kullanıcıların şifreleri geldi ekrana. Fakat asıl hikaye bu da değil. Olaydan 25 yıl sonra, 60′lı yıllarda MIT’de doktora araştırmacısı olan Allan Scherr, tarihte dosyalanan ilk şifre hırsızlığını bakın nasıl anlatıyor…

Şifreleri böyle çalmışlar…

1962 ilkbaharında, Scherr CTSS kullanma saatini artırmak için bir yol arıyordu. Normalde haftada 4 saat kullanmasına izin veriliyordu fakat bu süre onun yeni bilgisayar sistemi için tasarladığı detaylı performans simülasyonunu çalıştırabilmesi için yeterli değildi. O da basitçe, sistemde saklanan bütün şifreleri yazdırdı.

“Dosyaları çevrimdışı yazdırmanın tek yolu delikli kartları kullanmaktı. Cuma gecesi geç bir saatte şifre dosyalarının yazdırılmasını komut verdim ve Cumartesi sabahı çok erken bir saatte çıktıların bulunduğu dosya dolabına gidip listeyi aldım” diyor Scherr.

Suçu etrafına dağıtmak için Scherr şifreleri diğer kullanıcılara da dağıtmış. O kullanıcılardan biri- J.C.R. Licklieder- gecikmeden bilgisayar laboratuvar şefi Robert Fano’nun hesabından giriş yapıp, arkasında “iğneleyici mesajlar” bırakmış.

Okumaya devam et

Wi-Fi değil, Super Wi-Fi!

Wi-Fi değil, Super Wi-Fi!

Kablosuz internet hakkında tüm bildiklerinizi unutun! Çünkü artık “Super Wi-Fi” var!

Yüksek hızlı kablosuz internet erişiminin gelecek nesli, bu hafta ilk halk testine çıkıyor. StarNewsOnline’ın haberine göre, ABD’nin ve dünyanın ilk White spaces network’ü (Beyaz boşluklar ağı) Perşembe günleri New Hanover, NC’de çalışmaya başladı. Şehirdeki Hugh MacRae Parkı’nı ziyaret edenler White spaces testi dolayısıyla bu ağ üzerinden ücretsiz olarak internete erişebilecekler.

White spaces, aynı zamanda “super Wi-Fi” yada “WiFi-NC” (NC-geniş kanal anlamında kullanılıyor) isimleriyle de bilinen teknoloji, veri aktarımı için karasal TV sinyal aralığının boş kısımlarını kullanıyor. Sistem teoride, yüksek hızlı internet erişimini kilometrelerce uzaklara ulaştırabiliyor. Wi-Fi’ın mevcut limiti yüz metreye bile ulaşamıyor. Ayrıca White space kablosuz sinyalleri binaların ve diğer engellerin de içinden geçebildiği için klasik Wi-Fi’dan daha iyi.

Microsoft hali hazırda, geleceğin internete erişim teknolojisi olarak gördüğü White space teknolojisini teşvik ediyor ve teknolojinin “multi-milyarlık ekonomik etki” yarabilecek potansiyele sahip olduğunu iddia ediyor. Özellikle DSL yada kablolu internet servisinin olmadığı kırsal bölgeler için hızlı internet sağlayabilir bu teknoloji…

Okumaya devam et

Google’dan açıklama!

Google'dan açıklama!

Google: “Duyurulan değişiklikler kullanıcıların Google ile depoladıkları bilgilerin görüntülenmesinde herhangi bir farklılık yaratmayacak”.

Google, Gizlilik Politikası’nda yapılan değişiklikle duyurulan değişikliklerin, kullanıcıların Google ile depoladıkları bilgilerin görüntülenmesinde herhangi bir farklılık yaratmayacağını açıkladı.

Google’ın yazılı açıklamasında, site genelindeki 60 değişik gizlilik politikasının kaldırılıp, bunların yerine “çok daha kısa”, “okunması kolay” tek bir politika getirildiği kaydedildi.

Kullanıcıların “daha sade” ve “kolay” bir internet deneyimi yaşaması için gerçekleştirilen “Gizlilik Politikasının Değişimi”ne ilişkin açıklamanın ardından, kullanıcıların bilgilerinin toplanması hakkında bazı farklı görüşlerin ortaya çıktığına değinildi.

Bu anlamda kullanıcıların bilgilerinin toplanması ve görüntülenmesi ile ilgili kontrolleri gerçekleştirebilmeleri için Google’ın sağladığı bazı seçenek ve bilgiler, şöyle sıralandı:

“Duyurulan değişiklikler kullanıcıların Google ile depoladıkları bilgilerin görüntülenmesinde herhangi bir farklılık yaratmayacaktır. Google ile oturum açmadan arama yapılabilir, gerçek isim kullanılmadan hesap yaratılabilir. Gerçekleştirilen değişiklikler kullanıcıların seçtikleri Google ürününü kullanmalarını etkilemeyecektir. Bu değişiklikler sonucunda hiçbir kullanıcı Google  veya başka bir Google ürününü kullanmak zorunda bırakılmayacaktır.”

Kullanıcıların, Google ürünlerini bilgilerini paylaşmadan kullanabilecekleri, bunun için farklı yolları tercih edebilecekleri belirtilen  açıklamada, Google arama hizmetinin kullanıcı ismi ve şifresi ile oturum açmadan da kullanılabileceği duyuruldu.

Okumaya devam et

Fransa’ya korsan saldırı!

Fransa'ya korsan saldırı!

Fransa’da, İçişleri Bakanlığı’nın göçmen dairesinin resmi internet sitesi, Anonymous adlı internet korsanları grubu tarafından çökertildi.

“Kendilerini bilgisayar üzerinde özgürlük savunucuları” olarak tanımlayan Anonymous, 20 Ocak’ta Fransa Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın resmi internet sitesini çökertmişti.

Anonymous, daha önce yaptığı saldırılarla, Tunus, Mısır ve Libya’daki devrik rejimlerin internet siteleri ile birlikte FBI ve ABD Adalet Bakanlığı internet sitelerini de geçici olarak çökertmişti.

Okumaya devam et